Tek bacakta ani şişlik ve ağrı derin ven trombozuna işaret edebilir
Tek bacakta ani şişlik ve ağrı DVT belirtisi olabilir; nefes darlığı ve göğüs ağrısı gelişirse akciğer embolisi açısından acil yardım gerekir.
Bilge Türk | MediCenter TV
İSTANBUL, TÜRKİYE — Tek bacakta aniden başlayan şişlik, ağrı, hassasiyet, sıcaklık veya renk değişikliği derin ven trombozunun belirtisi olabilir ve gecikmeden hekim değerlendirmesi gerektirir.
Derin ven trombozu, çoğunlukla bacakların derin toplardamarlarında pıhtı oluşmasıyla gelişiyor. Pıhtının bir bölümünün koparak akciğer damarına ulaşması ise yaşamı tehdit eden pulmoner emboliye yol açabiliyor. Uluslararası Tromboz ve Hemostaz Derneğinin Dünya Tromboz Günü verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon venöz tromboemboli vakası görülüyor.
Acıbadem International Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek erken tanı ve tedavinin akciğer embolisi ile kalıcı damar hasarı riskini azaltabileceğini söyledi. Ağlar, Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde kalp ve damar cerrahisi alanında görev yapıyor.
Tek bacakta gelişen belirtiler neden önemlidir?
Derin ven trombozunun en sık görülen belirtileri, etkilenen bacakta şişlik, ağrı veya hassasiyet, ciltte sıcaklık artışı, kızarıklık ya da morarmadır. Şikâyetler çoğunlukla tek tarafta ortaya çıkar; ancak bu belirtilerin hiçbiri yalnız başına kesin tanı koydurmaz. Kas yaralanmaları, enfeksiyonlar ve farklı damar hastalıkları da benzer bir görünüm oluşturabilir.
Bazı pıhtılar belirgin şikâyete yol açmadan ilerleyebilir. Bu nedenle yakın zamanda ameliyat veya hastane yatışı geçiren, uzun süre hareketsiz kalan, daha önce pıhtı öyküsü bulunan ya da kanser tedavisi gören kişilerde hafif belirtiler bile daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Tedavi edilmeyen DVT yalnız akciğer embolisi riski taşımıyor. Pıhtının toplardamar kapaklarında oluşturduğu hasar, ilerleyen dönemde bacakta kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, renk değişikliği ve zor iyileşen yaralarla seyreden post-trombotik sendroma neden olabiliyor. CDC verileri, DVT geçirenlerin yaklaşık üçte biri ile yarısında uzun dönemli sorunlar gelişebildiğini gösteriyor.
Akciğer embolisi acil müdahale gerektirir
Bacakta oluşan pıhtının kopup kan dolaşımıyla akciğere ulaşması pulmoner emboli olarak adlandırılıyor. Ani başlayan ve başka bir nedenle açıklanamayan nefes darlığı, nefes alırken artan göğüs ağrısı, hızlı veya düzensiz kalp atımı, kanlı balgam, baş dönmesi ve bayılma başlıca uyarı işaretleri arasında bulunuyor.
Bu belirtiler bacakta önceden şişlik veya ağrı görülmeden de ortaya çıkabilir. Özellikle ani nefes darlığına göğüs ağrısı, bayılma veya kanlı balgam eşlik ediyorsa kişi kendi imkânlarıyla beklememeli; acil sağlık yardımı çağrılmalıdır.
Akciğer embolisinin belirtileri kalp krizi, zatürre ve başka acil hastalıklarla karışabildiği için tanı yalnız şikâyetlere bakılarak konulmuyor. Akciğer damarlarını görüntüleyen bilgisayarlı tomografi anjiyografi ve gerekli görülen diğer testler kullanılıyor.
Yaz ve susuzluk ilişkisi nasıl yorumlanmalı?
Sıcak havada terlemeyle artan sıvı kaybının, yeterli sıvı alınmadığında kanın yoğunlaşmasına katkıda bulunabileceği ve yatkın kişilerde pıhtılaşma sürecini etkileyebileceği düşünülüyor. Dr. Ağlar; ileri yaştaki, kronik hastalığı bulunan, idrar söktürücü kullanan veya uzun süre güneş altında çalışan kişilerin sıvı kaybına karşı daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.
Ancak “DVT yazın herkeste daha sık görülür” biçiminde kesin bir genelleme bilimsel kanıtlarla desteklenmiyor. Mevsimsel değişimi inceleyen araştırmaların sonuçları farklılık gösteriyor; 2020 tarihli bir sistematik derleme ve meta-analiz, venöz tromboemboli ile DVT vakalarının yazdan çok kış aylarında daha sık görüldüğünü bildirdi. Bazı çalışmalar ise sıcak dönemlerdeki sıvı kaybının belirli aylardaki değişime katkı sağlayabileceğini öne sürüyor.
Dolayısıyla yaz aylarındaki temel risk, yalnız hava sıcaklığına bağlanmamalı. Tatil dönemlerinde uzun yolculukların artması, saatlerce hareketsiz oturma, yetersiz sıvı tüketimi ve kişide bulunan ek risk faktörlerinin bir araya gelmesi daha anlamlı bir açıklama oluşturuyor.
Uzun yolculuklarda risk kimlerde yükselir?
Dört saat veya daha uzun süren uçak, otobüs, tren ve otomobil yolculuklarında uzun süre oturmak, bacak toplardamarlarındaki kan akışını yavaşlatabiliyor. Bununla birlikte sağlıklı ve ek risk faktörü bulunmayan kişilerde yolculukla ilişkili mutlak pıhtı riski düşük kabul ediliyor. Vakaların büyük bölümü, önceden bir veya daha fazla risk etkeni bulunan yolcularda görülüyor.
Riski artırabilen başlıca durumlar arasında daha önce DVT veya pulmoner emboli geçirmek, yakın zamanda ameliyat olmak, uzun süreli hareketsizlik, aktif kanser, gebelik ve doğum sonrası dönem, ileri yaş, obezite, östrojen içeren ilaçlar ve kalıtsal pıhtılaşma eğilimi bulunuyor. Birden fazla etkenin aynı kişide bulunması riski daha da yükseltebiliyor.
Uzun yolculuklarda mümkün olduğunda belirli aralıklarla ayağa kalkmak, yürümek, otururken ayak bileklerini hareket ettirmek, sıkı kıyafetlerden kaçınmak ve yeterli sıvı almak öneriliyor. Amerikan Hematoloji Derneği, yolculuk sırasında düzenli pozisyon değiştirilmesini ve bacakların hareket ettirilmesini temel önlemler arasında sıralıyor.
Düşük riskli kişilerin yolculuk öncesinde kendi kendine aspirin veya kan sulandırıcı kullanması önerilmiyor. Yüksek risk taşıyan bazı yolcular için basınçlı çorap veya koruyucu ilaç düşünülebilir; ancak bu karar kanama riski de değerlendirilerek hekim tarafından verilmelidir.
Tanı yalnız belirtilerle konulmuyor
Bacakta DVT şüphesi bulunduğunda hekim; belirtileri, yakın zamanda geçirilen ameliyatları, hareketsizliği, kanser öyküsünü, kullanılan ilaçları ve daha önce pıhtı geçirilip geçirilmediğini birlikte değerlendiriyor.
NICE kılavuzu, klinik olasılığın iki düzeyli Wells skoru ile değerlendirilmesini; olası DVT durumunda bacak toplardamarlarının ultrasonla incelenmesini öneriyor. Klinik olasılığa göre D-dimer adlı kan testi de kullanılabiliyor. D-dimer yüksekliği tek başına pıhtı bulunduğunu kanıtlamadığı gibi, düşük sonuç da her hastada pıhtıyı dışlamaya yetmeyebilir.
Duplex ultrason, bacak toplardamarlarındaki kan akımını ve damarın pıhtı nedeniyle sıkışıp sıkışmadığını değerlendiren temel görüntüleme yöntemi. Pıhtının yeri ve yaygınlığı, tedavi yönteminin belirlenmesinde önem taşıyor.
Bu nedenle tek bacağında şişlik bulunan kişinin evde belirtileri izleyerek günlerce beklemesi veya yalnız ağrı kesici kullanması uygun değil. Kesin tanı konulmadan bacağı sıkıca sarmak ya da doktor önerisi olmadan kan sulandırıcı başlamak da kanama ve tanının gecikmesi gibi riskler oluşturabilir.
Tedavinin temelini kan sulandırıcı ilaçlar oluşturuyor
DVT tedavisinde çoğu hastaya antikoagülan olarak adlandırılan kan sulandırıcı ilaçlar veriliyor. Bu ilaçlar mevcut pıhtıyı doğrudan eritmekten çok pıhtının büyümesini ve yeni pıhtı oluşmasını engelliyor; böylece vücudun doğal sistemlerinin pıhtıyı zaman içinde küçültmesine imkân sağlıyor.
Kullanılacak ilacın türü ve tedavi süresi; pıhtının yeri, oluşma nedeni, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, gebelik, kanser, başka ilaçlar ve kanama riski gibi etkenlere göre belirleniyor. Antikoagülanlar ciddi kanamaya neden olabileceğinden doz değiştirme, tedaviyi kesme veya başka ilaç ekleme kararı hekim gözetiminde alınmalıdır.
Kasık ve leğen kemiği düzeyindeki büyük damarları etkileyen yaygın pıhtılarda, bacağın dolaşımının tehdit altında olduğu ağır tablolarda veya seçilmiş bazı hastalarda kateter yoluyla pıhtı eritme ya da mekanik trombektomi gündeme gelebiliyor. Bu yöntemler her DVT hastasına uygulanmıyor; pıhtının yaşı, yaygınlığı ve hastanın kanama riski dikkate alınarak damar cerrahisi ve girişimsel ekiplerce planlanıyor.
Dr. Ağlar, erken tedavinin hem akciğer embolisi riskini hem de uzun dönemde gelişebilecek kronik bacak sorunlarını azaltmada kritik olduğunu vurguluyor. Tek bacakta ani şişlik ve ağrı gelişmesi durumunda temel yaklaşım, belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemek değil, pıhtı olasılığını gecikmeden dışlatmak olmalıdır.
MediCenterTV.com
Ne Düşünüyorsun?
Harika
0
Kötü
0
Bayıldım
0
Güldüm
0
Şaşırdım
0
Üzüldüm
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)