Sağlık mesleklerinde yeni dönem: Yapay zekâ ve dijitalleşme öne çıkıyor

Yapay zekâ, biyoteknoloji ve dijitalleşme sağlık mesleklerini dönüştürürken, uzmanlar öğrenciler için yeni disiplinler arası kariyer alanlarına dikkat çekiyor.

07.08.2026 - 23:22
0
Sağlık mesleklerinde yeni dönem: Yapay zekâ ve dijitalleşme öne çıkıyor

Bilge Türk | Medicentert Tv

İSTANBUL, TÜRKİYE — Yapay zekâ, biyoteknoloji ve dijitalleşmenin sağlık sistemlerine hızla girmesi, hekimlikten hemşireliğe, fizyoterapiden sağlık yönetimine kadar birçok mesleğin görev tanımını ve ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri yeniden şekillendiriyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, sağlık alanında eğitim gören öğrencileri disiplinler arası yeni bir kariyer döneminin beklediğini belirterek, geleneksel sağlık rollerinin tamamen ortadan kalkmasından çok teknolojiyle birlikte dönüşeceğini söyledi.

Ertekin, özellikle yapay zekâ okuryazarlığı, veri analizi, sağlık bilişimi ve dijital sağlık teknolojileri konusunda kendisini geliştiren sağlık profesyonellerinin önümüzdeki yıllarda daha fazla öne çıkabileceğini ifade etti.

Yapay zekâ ve dijitalleşme yeni sağlık mesleklerini öne çıkarıyor

Prof. Dr. Ertekin, sağlık sektöründe yeni uzmanlık alanlarının teknolojiyle birlikte ortaya çıktığını belirterek dijital sağlık ve yapay zekâ temelli mesleklerin gelecekte önem kazanacağını söyledi.

Bu alanlar arasında sağlık yapay zekâ uzmanlığı, sağlık bilişimi ve veri analistliği ile uzaktan sağlık hizmetlerini yöneten tele-sağlık koordinatörlüğü bulunuyor.

Ertekin’e göre sağlık kuruluşlarında kullanılan dijital sistemlerin yaygınlaşması, yalnızca teknik uzmanlara değil, hem sağlık bilgisini hem de veri ve teknoloji süreçlerini anlayabilen çalışanlara duyulan ihtiyacı artırıyor.

Bu nedenle sağlık alanında eğitim gören öğrencilerin yalnızca kendi klinik veya mesleki alanlarına odaklanmak yerine dijital sistemler konusunda da temel beceriler edinmesi önem taşıyor.

Ertekin:

“Yapay zekânın, biyoteknolojinin ve dijitalleşmenin merkezde olduğu disiplinler arası yeni bir kariyer dönemi başladı.”

ifadelerini kullandı.

Genetik, robotik ve kişiselleştirilmiş tıp yeni uzmanlıklar doğuruyor

Dönüşüm yalnızca yapay zekâ ve veri analiziyle sınırlı değil.

Ertekin, genetik bilimindeki gelişmeler ve kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının da yeni kariyer alanlarını gündeme getirdiğini söyledi.

Genetik danışmanlığı, farmakogenomik olarak da bilinen kişiselleştirilmiş ilaç uygulamaları, rejeneratif tıp ve kök hücre araştırmaları bu alanlardan bazıları olarak sıralandı.

Robotik teknolojilerin hastanelerde daha yaygın kullanılmasıyla birlikte robotik cerrahi ve ameliyat asistanlığı ile biyomekanik ve protez teknolojileri gibi alanların da önem kazanabileceği belirtildi.

Yaşlanan nüfusun sağlık sistemleri üzerindeki etkisi ise farklı uzmanlıkların gelişmesini beraberinde getiriyor.

Ertekin; sağlıklı yaş alma ve uzun ömür danışmanlığı, ergoterapi ve dijital rehabilitasyon gibi alanların yaşam kalitesini artırmaya yönelik sağlık hizmetlerinde daha görünür hale geldiğini ifade etti.

Sağlık sistemlerinin çevresel sürdürülebilirliği ve krizlere hazırlığı da yeni yönetim rollerine zemin hazırlıyor. Yeşil hastane ve sağlık sürdürülebilirliği yöneticiliği ile epidemiyoloji ve sağlık güvenliği uzmanlığı bunlar arasında gösteriliyor.

Sağlık eğitiminde dijital becerilerin önemi artıyor

Ertekin, sağlık alanında öğrenim gören veya yeni mezun olan kişilerin diplomalarının yanında veri analizi, temel yapay zekâ okuryazarlığı ve dijital sağlık teknolojileri yönetimi konusunda da yetkinlik geliştirmelerini önerdi.

Üsküdar Üniversitesinde dijital sağlık uygulamalarının eğitim süreçlerine dahil edildiğini söyleyen Ertekin, öğrencilerin klinik karar destek sistemleri, uzaktan hasta takibi ve sağlıkta yapay zekâ uygulamaları gibi konularla eğitim sırasında karşılaştığını belirtti.

Üniversitenin Tıp Fakültesinde “Sağlıkta İnovasyon için Yapay Zekâ ve Veri Bilimi” derslerinin verildiğini aktaran Ertekin, Sağlık Bilimleri Fakültesinde de klinik becerilerin dijital teknolojilerle birlikte ele alındığını söyledi.

Öğrencilerin tele-sağlık protokolleri, uzaktan hasta takibi ve yapay zekânın bakım süreçlerindeki rolü üzerine eğitim aldığını belirten Ertekin, düzenlenen sektörel etkinlik ve sempozyumların da öğrencileri güncel teknolojilerle buluşturmayı hedeflediğini ifade etti.

Lisansüstü düzeyde ise sağlık bilişimi alanında eğitimlerin sürdürüldüğünü belirten Ertekin, klinik bilgi sistemlerinden hastane bilgi yönetim sistemlerine kadar farklı konuların programlarda ele alındığını söyledi.

Hemşirelikte rutin görevlerin yerini dijital koordinasyon alabilir

Yapay zekânın sağlık çalışanlarını işsiz bırakacağı yönündeki tartışmalara da değinen Ertekin, teknolojinin meslekleri ortadan kaldırmasından çok çalışma biçimlerini değiştirmesini beklediğini ifade etti.

Ertekin’e göre rutin süreçlerin otomatikleşmesi, sağlık profesyonellerinin klinik karar verme, hasta iletişimi ve kişiselleştirilmiş bakım gibi alanlara daha fazla zaman ayırmasına olanak sağlayabilir.

Hemşireliğin bu dönüşümün görülebileceği mesleklerden biri olduğunu belirten Ertekin:

“Hemşirelik hiçbir zaman ortadan kalkmayacak. Tam tersine hemşireler veri yorumlayan, uzaktan hasta takibini yöneten, erken uyarı sistemlerini kullanan ve dijital koordinasyonu sağlayan profesyonellere dönüşecek.”

dedi.

Ertekin ayrıca yapay zekâ tabanlı sistemlerin sepsis, ani kalp durması ve düşme gibi klinik risklerin erken değerlendirilmesinde sağlık çalışanlarına destek sağlayabildiğini, ilaç uygulamalarında ise barkod ve görüntüleme sistemlerinin hata riskini azaltmaya yardımcı olabildiğini belirtti.

Bu ifadeler, yapay zekânın sağlık çalışanının yerini alan bağımsız bir karar mekanizmasından çok klinik süreçleri destekleyen bir araç olarak konumlandırılması gerektiği görüşünü öne çıkarıyor.

Giyilebilir teknolojilerden sanal hastalara eğitim modeli değişiyor

Akıllı saatler, glikoz sensörleri ve diğer giyilebilir sağlık cihazları da sağlık eğitiminde daha fazla yer bulmaya başladı.

Ertekin, öğrencilerin yalnızca cihazların kullanımını değil, bu cihazlardan elde edilen verilerin yorumlanmasını, uzaktan hasta takibini, veri güvenliğini ve tele-sağlık hizmetlerinin hukuki boyutlarını da öğrenmeleri gerektiğini söyledi.

Sağlık Yönetimi öğrencilerinin ise büyük veri, sağlık bilgi sistemleri, yapay zekâ destekli süreç yönetimi ve sağlık politikaları gibi alanlarda eğitim aldığını aktardı.

Dijital dönüşümün fizyoterapi, odyoloji ve dil-konuşma terapisi gibi alanlara da yayıldığını belirten Ertekin, fizyoterapide yapay zekâ destekli hareket analizleri, robotik rehabilitasyon ve telerehabilitasyon sistemlerinin daha fazla kullanıldığını ifade etti.

Odyolojide çevresel koşullara göre sesi optimize eden akıllı işitme cihazları, dil ve konuşma terapisinde ise ses analiz sistemleri sağlık profesyonellerine destek veren teknolojiler arasında bulunuyor.

Çocuklardaki konuşma bozukluklarına yönelik oyunlaştırılmış yapay zekâ uygulamalarının da eğitim ve terapi süreçlerinde kullanılabildiğini belirten Ertekin, sanal hasta uygulamalarının sağlık eğitimindeki önemine dikkat çekti.

Teknoloji insan faktörünün yerini değil, rolünü değiştiriyor

Prof. Dr. Ertekin, sağlıkta dijital dönüşümün en kritik konularından birinin teknoloji ile insan ilişkisi olduğunu söyledi.

Yapay zekâ ve dijital sistemlerin teşhis, veri analizi ve süreç yönetiminde sağlık çalışanlarına önemli destek sağlayabileceğini belirten Ertekin, hasta ile sağlık profesyoneli arasındaki güven ilişkisinin teknolojiyle tamamen ikame edilemeyeceğini vurguladı.

“Teknoloji teşhis ve veri analizinde büyük kolaylık sağlarken, tedavide güven ilişkisi, psikolojik destek ve insani dokunuş her zaman sağlık çalışanlarının sorumluluğunda olacaktır.”

Ertekin, makine ile insanın birbirinin alternatifi olarak değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Üsküdar Üniversitesinde yapay zekâ destekli simülasyon ve dijital hasta senaryolarından yararlanıldığını belirten Ertekin, öğrencilerin gerçek hastalarla karşılaşmadan önce sanal hasta senaryoları üzerinde klinik karar süreçlerini deneyimleyebildiğini söyledi.

Eğitimin daha sonraki aşamalarında ise öğrencilerin hastane stajlarıyla teorik bilgilerini uygulamaya aktardığını belirtti.

Ertekin’e göre sağlık mesleklerinin geleceğinde temel değişim, insan faktörünün ortadan kalkması değil; sağlık çalışanlarının teknolojiyle birlikte daha fazla veri yorumlayan, dijital sistemleri yöneten ve hastaya ayrılan zamanı daha nitelikli kullanan profesyonellere dönüşmesi olacak.

MediCenterTV.com

Ne Düşünüyorsun?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Bayıldım Bayıldım 0
Güldüm Güldüm 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 0
Kızdım Kızdım 0
Editors

Editör | Medicentertv.com, uzman doktorlar, psikologlar ve sağlık profesyonellerinin bilimsel görüşlerini; tıp dünyasındaki yenilikleri, hastane sektöründeki gelişmeleri ve güncel sağlık haberlerini doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası sağlık haberciliği ilkeleri doğrultusunda, resmî açıklamalar, yeni nesil sağlık uygulamaları ve tıbbi veriler analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User