Ortodontik tedavide beslenme önemli: Braketleri korumanın yolları
Ortodonti uzmanı Bora Aysan, tel tedavisinde ilk günlerde hassasiyetin normal olduğunu, sert ve yapışkan gıdaların braketlere zarar verebileceğini belirtti.
Bilge Türk | Medicentert Tv
İSTANBUL, TÜRKİYE — Ortodontik tedavide ilk günlerde ortaya çıkan diş hassasiyetinin yanı sıra sert ve yapışkan yiyecekler braket ve telleri zorlayabildiğinden, uzmanlar beslenme alışkanlıklarının tedavi sürecine uygun biçimde düzenlenmesini öneriyor.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Bora Aysan, ortodontik tedavi gören kişilerin özellikle tedavinin ilk günlerinde ve tel ayarlamalarının ardından besin seçimlerine dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Aysan, Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapıyor.
Sert kuruyemişler, buz, sert şekerler ve yapışkan gıdaların braketleri gevşetebileceğini veya tellerde hasara yol açabileceğini belirten Aysan, elma ve havuç gibi sert besinlerin ise doğrudan ısırılmak yerine küçük parçalara ayrılarak tüketilmesini önerdi. Amerikan Ortodontistler Birliği de sabit braket kullanan hastalarda sert, yapışkan ve çok gevrek yiyeceklerin ortodontik apareylere zarar verebileceği konusunda benzer uyarılarda bulunuyor.
İlk günlerde ağrı ve diş hassasiyeti normal kabul ediliyor
Ortodontik teller takıldıktan veya ayarlandıktan sonra dişlerde baskı ve hassasiyet oluşabiliyor.
Dr. Öğr. Üyesi Bora Aysan, ağrının genellikle ilk 24 saat içinde başlayabileceğini ve takip eden birkaç gün içinde daha belirgin hissedilebildiğini söyledi. Çoğu hastada rahatsızlığın günler içerisinde azaldığını belirten Aysan, bu dönemde daha yumuşak ve kolay çiğnenebilen yiyeceklerin tercih edilmesinin konfor sağlayabileceğini ifade etti.
Amerikan Ortodontistler Birliği de ortodontik tedavinin belirli dönemlerinde birkaç gün süren hassasiyet ve baskı hissinin normal olabileceğini, ancak şiddetli veya geçmeyen ağrının olağan kabul edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
“Ağrının çok şiddetli olması, bir haftadan uzun sürmesi ya da telin batması gibi farklı bir sorunun ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden ortodonti uzmanına başvurulması gerekir.”
Aysan, telin yanağa veya dudağa batması, braketin çıkması ya da alışılmış hassasiyetten farklı bir ağrı ortaya çıkması durumunda kontrolün ertelenmemesini önerdi.
Braketlere en fazla sert ve yapışkan yiyecekler zarar verebiliyor
Ortodontik tedavinin planlandığı şekilde ilerlemesinde braket ve tellerin korunması önemli.
Aysan; fındık, badem, sert şeker ve buz gibi sert yiyeceklerin doğrudan çiğnenmemesi gerektiğini söyledi. Karamel ve lokum gibi yapışkan gıdaların ise braketlere yapışabileceğini ve apareyin yerinden çıkmasına neden olabileceğini belirtti.
Patlamış mısır ve sert cips gibi yiyeceklerin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini ifade eden Aysan, tedavi sırasında meydana gelen braket veya tel hasarlarının ilave müdahale gerektirebileceğini kaydetti.
Amerikan Ortodontistler Birliği'nin 2025 tarihli beslenme rehberinde de sert şekerler, karamel, patlamış mısır, kuruyemiş, buz ve gevrek yiyecekler sabit diş telleri açısından riskli besinler arasında sıralanıyor. Braket veya telde meydana gelen hasarın tedavi sürecini aksatabileceği belirtiliyor.
Elma ve havuç yasak değil, tüketme şekli önemli
Ortodontik tedavide tüm sert sebze ve meyvelerin tamamen beslenmeden çıkarılması gerekmiyor.
Aysan, elma, havuç ve erik gibi sert besinlerin büyük parçalar halinde ön dişlerle doğrudan ısırılmasının braketlere fazla kuvvet uygulayabileceğini belirtti.
Bu yiyeceklerin küçük parçalara bölünmesi ve daha kontrollü biçimde çiğnenmesi, braketlere uygulanan yükün azaltılmasına yardımcı olabiliyor.
Amerikan Ortodontistler Birliği de çiğ ve sert sebze-meyvelerin küçük dilimlere ayrılmasını veya mümkün olduğunda daha yumuşak hale getirilmesini öneriyor.
Tedavinin özellikle ilk günlerinde yoğurt, yumurta, çorba, yumuşak pişirilmiş sebzeler ve benzeri kolay çiğnenen gıdaların tercih edilmesi de dişlerdeki hassasiyetin daha rahat yönetilmesine yardımcı olabiliyor.
20 yaş dişleri ve ön diş çapraşıklığı arasındaki ilişki tartışmalı
Ortodontik tedavi planlamasında sık gündeme gelen konulardan biri de gömülü 20 yaş dişleri.
Aysan, toplumda 20 yaş dişlerinin öndeki dişleri ileri doğru iterek çapraşıklığa neden olduğu yönünde yaygın bir inanış bulunduğunu ancak bu görüşü kesin biçimde destekleyen güçlü kanıtların bulunmadığını söyledi.
Bilimsel literatürde de konu tamamen kapanmış değil. 2023 tarihli bir sistematik derleme, ortodontik tedavi sonrasında alt ön dişlerdeki çapraşıklık ile 20 yaş dişleri arasında net bir bağlantının gösterilemediğini ve yalnızca dişlerin hizasını korumak amacıyla koruyucu 20 yaş dişi çekimini destekleyecek yeterli kanıt bulunmadığını bildirdi.
Buna karşılık 2024'te yayımlanan başka bir sistematik derlemede alt 20 yaş dişlerinin çapraşıklığa küçük ölçüde katkıda bulunabileceği değerlendirilirken, ilişkinin kesinleştirilmesi için daha kaliteli ileri araştırmalara ihtiyaç olduğu belirtildi. Dolayısıyla güncel kanıtlar, 20 yaş dişlerinin tek başına ön bölgedeki çapraşıklığın nedeni olarak kabul edilmesini desteklemiyor.
Gömülü 20 yaş dişi her durumda çekilmiyor
Aysan'a göre bir 20 yaş dişinin gömülü olması tek başına otomatik olarak çekilmesi gerektiği anlamına gelmiyor.
Dişin komşu dişlere zarar vermesi, enfeksiyon oluşturması veya planlanan ortodontik hareketleri engellemesi gibi durumlarda çekim gündeme gelebiliyor.
Bu nedenle kararın klinik muayene ve gerekli radyolojik değerlendirmeler sonucunda verilmesi gerekiyor.
“Çekimin gerekli olup olmadığına tedavi öncesinde ya da tedavi sırasında yapılacak klinik muayene ve panoramik röntgen değerlendirmesi sonucunda ortodonti uzmanı karar verir.”
Ortodontik tedavide amaç yalnızca dişleri düz bir sıraya getirmek değil; kapanışı, çene ilişkilerini ve uzun dönem ağız-diş sağlığını birlikte değerlendirmek. Üsküdar Üniversitesi de ortodontiyi diş ve çene düzensizliklerinin teşhis ve tedavisiyle ilgilenen bir diş hekimliği alanı olarak tanımlıyor.
Beslenme kurallarına uyum tedavinin aksamasını önleyebilir
Aysan, hastaların beslenme kurallarını küçük ayrıntılar olarak görmemesi gerektiğini belirterek braketlerin sık kırılmasının veya tellerin zarar görmesinin tedavi sürecini aksatabileceğine dikkat çekti.
Amerikan Ortodontistler Birliği de braket ve tel kırılmalarının toplam tedavi süresini uzatabileceğini, bu nedenle hastaların ortodontistin beslenme ve bakım önerilerine uymasının önem taşıdığını belirtiyor.
Ortodontik tedavi sırasında sert ve yapışkan besinlerden uzak durmak, sert meyve ve sebzeleri küçük parçalar halinde tüketmek, braketlerin temizliğine dikkat etmek ve ortaya çıkan mekanik sorunları geciktirmeden ortodontiste bildirmek tedavinin daha düzenli ilerlemesine katkı sağlayabiliyor.
Aysan, özellikle tedavinin ilk günlerinde oluşan geçici hassasiyet nedeniyle beslenmenin tamamen kısıtlanması yerine daha yumuşak seçeneklerle devam edilmesini; sonraki dönemde ise braketleri zorlamayacak güvenli bir beslenme düzeninin benimsenmesini önerdi.
MediCenterTV.com
Ne Düşünüyorsun?
Harika
0
Kötü
0
Bayıldım
0
Güldüm
0
Şaşırdım
0
Üzüldüm
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)