Sosyal medyada yemek videoları duygusal ve kontrolsüz yemeyle ilişkili
364 yetişkinle yapılan araştırmada, yemek videolarını daha uzun izleyenlerde kontrolsüz ve duygusal yeme puanları yükselirken beden memnuniyeti azaldı.
Bilge Türk | Medicentert Tv
İSTANBUL, TÜRKİYE — Türkiye'nin farklı illerinden 364 yetişkinin katıldığı bir araştırmada, sosyal medyada yemek videolarına ayrılan süre arttıkça kontrolsüz ve duygusal yeme puanlarının yükseldiği, beden memnuniyetinin ise azaldığı görüldü.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencileri Aslı Başak Toprak, Tuğbanur Sarıtaş, İpek Arslan ve Zeynep Özgen tarafından gerçekleştirilen çalışma, yemek içerikli sosyal medya videoları ile yeme davranışları ve beden algısı arasındaki ilişkiyi ele aldı. Araştırmaya Dr. Öğr. Üyesi Emre Batuhan Kenger danışmanlık yaptı; Kenger, üniversitenin Beslenme ve Diyetetik Bölümü akademik kadrosunda yer alıyor.
Araştırmanın paylaşılan sonuçları, sosyal medyada geçirilen toplam süreden çok, kullanıcıların hangi tür içeriklere ne kadar süre maruz kaldığının yeme davranışları açısından dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor. Bununla birlikte bulguların, yemek videolarının tek başına belirli bir yeme davranışına neden olduğunu kanıtladığı şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.
364 yetişkinin yeme davranışları ve beden algısı incelendi
Araştırmaya Türkiye'nin farklı illerinde yaşayan toplam 364 yetişkin katıldı. Çalışmada sosyal medyada yemek içerikli videoları izleme süresi ile kontrolsüz yeme, duygusal yeme, bilişsel kısıtlama ve beden memnuniyetine ilişkin sonuçlar değerlendirildi.
Bulgulara göre yemek videolarına daha fazla zaman ayıran gruplarda kontrolsüz ve duygusal yeme puanları yükselirken, beden memnuniyeti puanlarında düşüş görüldü.
Özellikle bu tür videoları günde 2–4 saat veya 4 saatten fazla izlediğini belirten katılımcıların yeme davranışlarına ilişkin bazı puanlarının daha yüksek olduğu bildirildi. Yemek içeriklerini en uzun süre izleyen grupta beden memnuniyeti puanlarının da en düşük düzeyde olduğu aktarıldı.
Araştırmacılar açısından dikkat çeken noktalardan biri, yalnızca kişinin sosyal medyada kaç saat geçirdiğinden çok, bu sürenin hangi içeriklerle geçirildiği oldu.
Yemek tarifleri en çok izlenen içerik oldu
Araştırmada katılımcıların hangi tür yemek içeriklerini daha sık takip ettikleri de incelendi.
Katılımcıların %37,9'u en sık yemek tarifi videolarını izlediğini belirtirken, %31,6'sı restoran ve yemek incelemelerini takip etti.
Spor ve diyet içeriklerini en sık izlediğini söyleyenlerin oranı %18,7 olarak kaydedildi. Büyük miktarda yiyeceğin kamera karşısında tüketildiği mukbang ve tadım videoları ise %11,8 ile araştırmada en düşük oranlı grup oldu.
Bu dağılım, yemek içerikli sosyal medya kullanımının yalnızca eğlence amaçlı videolardan oluşmadığını; tariflerden restoran değerlendirmelerine, diyet içeriklerinden tadım videolarına kadar farklı biçimlerde kullanıcıların karşısına çıktığını gösteriyor.
Araştırmanın temel bulgusu ise içerik türlerinden bağımsız olarak, yemek videolarına ayrılan sürenin uzamasıyla bazı yeme davranışı göstergelerinin birlikte değişmesi oldu.
Duygusal ve kontrolsüz yeme puanları izleme süresiyle yükseldi
Çalışmada yemek videosu izleme süresi arttıkça kontrolsüz yeme, bilişsel kısıtlama ve duygusal yeme puanlarının da arttığı bildirildi.
Kontrolsüz yeme, kişinin yeme davranışını belirli durumlarda düzenlemekte güçlük yaşamasıyla ilişkili bir kavram olarak ele alınırken; duygusal yeme, fiziksel açlıktan bağımsız olarak çeşitli duygusal durumlarla bağlantılı yeme davranışını ifade ediyor.
Araştırma kapsamında kadın katılımcıların duygusal yeme puanlarının erkek katılımcılara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu da belirtildi.
Bunun yanında beden kitle indeksi yükseldikçe beden memnuniyeti puanlarının düştüğü, 31 yaş ve üzerindeki katılımcıların ise beslenme davranışlarını daha kontrollü sürdürmeye yönelik puanlarının daha yüksek olduğu bildirildi.
Bu sonuçlar farklı değişkenlerin yeme davranışları ve beden algısıyla birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret ediyor. Bulgular, tek başına sosyal medya kullanımının veya belirli bir platformun doğrudan davranış değişikliğine yol açtığını göstermekten ziyade gruplar arasında saptanan ilişkileri ortaya koyuyor.
TikTok kullanıcılarında kontrolsüz yeme puanı daha yüksek çıktı
Araştırmada sosyal medya platformlarına göre yapılan karşılaştırmalarda da farklı sonuçlar elde edildi.
En sık TikTok kullandığını belirten katılımcıların, araştırmadaki gruplar arasında en yüksek kontrolsüz yeme puanı ortalamasına sahip olduğu bildirildi.
Beden memnuniyeti puanı en yüksek grubun ise en sık Instagram kullandığını belirten katılımcılardan oluştuğu aktarıldı.
Ancak bu sonuçlar, TikTok kullanımının kontrolsüz yemeye doğrudan neden olduğu ya da Instagram kullanımının beden memnuniyetini artırdığı şeklinde yorumlanmamalı. Platform tercihiyle birlikte yaş, kullanım biçimi, takip edilen içerik türleri ve bireysel özellikler gibi başka değişkenler de sonuçlarla ilişkili olabilir.
Araştırmanın paylaşılan özetinde, platformlar arasındaki farkların nedenlerini ortaya koyacak ayrıntılı mekanizmalar açıklanmıyor.
Beden memnuniyeti izleme süresi arttıkça azaldı
Araştırmanın bir diğer önemli sonucu, yemek içerikli videoların izlenme süresi ile beden memnuniyeti arasındaki ilişki oldu.
Video izleme süresi arttıkça beden memnuniyeti puanlarının kademeli biçimde azaldığı, yemek videolarına en fazla zaman ayıran katılımcılarda ise en düşük beden memnuniyeti sonuçlarının görüldüğü bildirildi.
Sosyal medya kullanıcıları, gün içerisinde tarifler, restoran sunumları, diyet önerileri, spor içerikleri ve farklı yemek tüketimi biçimleriyle yoğun biçimde karşılaşabiliyor.
Araştırmanın danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Emre Batuhan Kenger, bu nedenle tartışmanın yalnızca sosyal medyanın olumlu veya olumsuz olarak sınıflandırılması üzerinden yürütülmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Kenger, kullanıcıların hangi içeriklere, ne kadar süreyle ve nasıl maruz kaldığının değerlendirilmesinin daha anlamlı olduğunu belirtti.
Medya ve beslenme okuryazarlığına dikkat çekildi
Kenger, sosyal medyadaki yemek içeriklerinin artık yalnızca tarif veya eğlence amacı taşıyan videolar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek bunların yeme davranışları ve beden algısıyla ilişkili önemli dijital uyaranlara dönüşebildiğini söyledi.
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Kenger:
“Çalışmamız, özellikle yemek videosu izleme süresi arttıkça kontrolsüz ve duygusal yeme eğilimlerinin yükseldiğini, beden beğenisinin ise azaldığını gösteriyor.”
dedi.
Kenger, sosyal medyayı bütünüyle olumsuzlamak yerine kullanıcıların karşılaştıkları içerikleri değerlendirebilme becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, özellikle genç yetişkinlerde medya ve beslenme okuryazarlığının güçlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü de eğitim yaklaşımında sağlıklı beslenme davranışlarının geliştirilmesi ve toplum sağlığının korunmasını temel hedefler arasında gösteriyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, sosyal medya kullanımında yalnızca ekran başında geçirilen sürenin değil, tüketilen içeriğin niteliği ve bu içerikle kurulan ilişkinin de değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Bununla birlikte sonuçların daha geniş gruplarda ve farklı araştırma yöntemleriyle incelenmesi, sosyal medya içerikleri ile yeme davranışları arasındaki ilişkinin daha ayrıntılı anlaşılması açısından önem taşıyor.
MediCenterTV.com
Ne Düşünüyorsun?
Harika
0
Kötü
0
Bayıldım
0
Güldüm
0
Şaşırdım
0
Üzüldüm
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)