PMOS'ta yaz beslenmesi: Kan şekeri ve metabolik denge için öneriler

PMOS yönetiminde yaz aylarında yeterli sıvı, dengeli karbonhidrat, lif, protein ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının önemi vurgulanıyor.

08.08.2026 - 02:14
0
PMOS'ta yaz beslenmesi: Kan şekeri ve metabolik denge için öneriler

Bilge Türk | Medicentert Tv

İSTANBUL, TÜRKİYE — Yaz aylarında artan sıcaklık ve değişen öğün düzeni, PMOS ile yaşayan kadınlarda yeterli sıvı tüketimi ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının korunmasını metabolik sağlık açısından daha önemli hale getirebiliyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Uzm. Dyt. Büşra Şen, kan şekeri kontrolünü destekleyen karbonhidratların, liften zengin sebzelerin, yeterli proteinin ve sağlıklı yağların günlük beslenmede dengeli biçimde yer almasının önemine dikkat çekti. Memorial'ın resmi uzman profilinde de Şen'in polikistik over, insülin direnci ve metabolik sendrom alanlarında çalıştığı belirtiliyor.

Bu alanda terminoloji de yakın zamanda değişti. Mayıs 2026'da uluslararası uzman ve hasta kuruluşlarının yürüttüğü süreç sonucunda, daha önce Polycystic Ovary Syndrome (PCOS) olarak bilinen durumun yeni İngilizce adı Polyendocrine Metabolic Ovarian Syndrome (PMOS) olarak kabul edildi. Yeni adın hormonal ve metabolik boyutları daha doğru yansıtması amaçlanıyor; geçişin 2028 uluslararası kılavuz güncellemesine kadar sürmesi planlanıyor.

PMOS yalnızca yumurtalıkları ilgilendiren bir tablo değil

PMOS; adet düzensizliği, yüksek androjen düzeyleri, tüylenme artışı ve akne gibi belirtilerin yanı sıra metabolik sağlıkla da yakından ilişkili kronik bir durum olarak değerlendiriliyor.

Endocrine Society, yeni isimlendirmede özellikle hastalığın yalnızca yumurtalık kistleri üzerinden tanımlanmasının yanıltıcı olduğuna dikkat çekiyor. Kuruma göre PMOS kilo, metabolik sağlık, ruh sağlığı, cilt ve üreme sistemi üzerinde farklı etkiler gösterebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü de eski adıyla PCOS'un insülin direnci, tip 2 diyabet ve obezite riskindeki artışla ilişkili metabolik bir durum olduğunu belirtiyor. Belirtilerin ve metabolik risklerin kişiden kişiye önemli ölçüde değişebildiği vurgulanıyor.

Büşra Şen, bu nedenle beslenmenin yalnızca kilo yönetimi amacıyla değil, metabolik dengenin desteklenmesinin bir parçası olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

Yaz aylarında sıvı ve kan şekeri dengesine dikkat

Sıcak havalarda terlemeyle birlikte sıvı kaybının artabildiğini hatırlatan Şen, gün boyunca düzenli su tüketilmesini ve şekerli içeceklerin sınırlanmasını önerdi.

Su, ayran veya ilave şeker içermeyen içeceklerin tercih edilebileceğini belirten Şen, özellikle şeker içeriği yüksek içeceklerin sık tüketilmesinin günlük enerji ve şeker alımını artırabileceğine dikkat çekti.

Karbonhidrat seçimlerinde ise kan şekerini daha dengeli etkileyebilecek, lif açısından zengin seçeneklere ağırlık verilmesini önerdi. Karabuğday ve tam tahılların yanı sıra nohut, mercimek, maş fasulyesi ve diğer kurubaklagiller bu kapsamda örnek gösterildi.

Uluslararası PMOS kılavuzu da sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin PMOS yönetiminin temel parçalarından olduğunu belirtiyor. Ancak önemli bir ayrıntı bulunuyor: mevcut kanıtlar, tek bir diyet türünün diğerlerinden kesin olarak üstün olduğunu göstermiyor. Kılavuz, kişinin ihtiyaçlarına, hedeflerine ve tercihlerine uygun sürdürülebilir sağlıklı beslenmenin esas alınmasını öneriyor.

Sebze, lif ve protein yaz sofralarında öne çıkabilir

Şen, yaz mevsiminde sebze çeşitliliğinden yararlanılabileceğini belirterek semizotu, enginar ve diğer mevsim sebzelerinin günlük beslenmeye eklenmesini önerdi.

Lif açısından zengin besinlerin yanı sıra yumurta, yoğurt, kefir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi protein kaynaklarının da ana öğünlerde dengeli biçimde bulunmasının tokluk yönetimini destekleyebileceğini ifade etti.

Meyvenin tamamen yasaklanması gerekmediğini vurgulayan Şen, meyve suyundan ziyade meyvenin kendisinin ve kişiye uygun porsiyonların tercih edilmesini önerdi.

Sağlıklı yağlar açısından ise zeytinyağı, balık, ceviz ve keten tohumu gibi besinlere yer verilebileceğini; rafine şeker, beyaz unlu ürünler ve şekerli içeceklerin sık tüketilmemesi gerektiğini söyledi.

Uluslararası kılavuz, beslenme yaklaşımının katı yasaklardan ziyade uzun vadede sürdürülebilir olması gerektiğini ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kilo kaybı olmasa bile sağlık açısından yarar sağlayabileceğini vurguluyor.

Kilo yönetiminde hızlı sonuç yerine sürdürülebilirlik hedeflenmeli

PMOS ile yaşayan ve fazla kilosu bulunan kişilerde kilo yönetiminin metabolik göstergelerde iyileşmeyle ilişkili olabileceğini belirten Şen, hızlı ve sürdürülemez diyetler yerine uzun vadeli alışkanlık değişikliklerini önerdi.

Uluslararası kılavuz da yaşam tarzı yönetimini PMOS tedavisinin temel unsurlarından biri olarak tanımlıyor. Fazla kilosu bulunan kişilerde kilo artışının önlenmesi ve gerektiğinde kişiselleştirilmiş, makul kilo kaybı hedeflerinin oluşturulması öneriliyor. Bununla birlikte sağlıklı yaşamın faydasının yalnızca tartıdaki değişimle ölçülmemesi gerektiği özellikle belirtiliyor.

Daha önceki uluslararası kılavuzlarda fazla kilosu bulunan kişiler için yaklaşık %5-10 düzeyindeki kilo kaybının klinik olarak anlamlı iyileşmeler sağlayabileceği ifade edilmişti. Güncel 2023 yaklaşımında ise belirli bir sayıya odaklanmaktan çok bireyselleştirilmiş ve sürdürülebilir kilo yönetimi öne çıkarılıyor.

Bu nedenle kilo hedeflerinin kişinin mevcut sağlık durumu ve gereksinimlerine göre hekim ve diyetisyen eşliğinde belirlenmesi önem taşıyor.

Akdeniz tipi beslenme uygun bir seçenek ancak tek doğru diyet değil

Şen, sebze, kurubaklagil, tam tahıl, balık, zeytinyağı ve diğer kaliteli besin kaynaklarını öne çıkaran Akdeniz tipi beslenmenin PMOS ile yaşayan kadınlar için uygulanabilir bir model olabileceğini belirtti.

Ancak uluslararası kılavuzun mevcut kanıt değerlendirmesi, PMOS'ta Akdeniz diyeti dahil herhangi bir tek beslenme modelinin bütün metabolik, hormonal ve üreme sonuçlarında diğerlerinden üstün olduğunun gösterilemediğini ortaya koyuyor.

Bu nedenle Akdeniz tipi beslenme sağlıklı ve sürdürülebilir bir seçenek olarak değerlendirilebilirken, kişiye özel ihtiyaçların önüne geçen “tek doğru PMOS diyeti” yaklaşımından kaçınılması gerekiyor.

Uzmanların üzerinde durduğu temel nokta; sebze ve lif açısından zengin, kaliteli protein kaynaklarını içeren, aşırı işlenmiş ürünleri sınırlayan ve kişinin uzun vadede sürdürebileceği bir beslenme düzeni oluşturulması.

Kıvırcık nane çayı için kanıtlar henüz sınırlı

PMOS ile ilgili sosyal medyada ve beslenme içeriklerinde sık gündeme gelen başlıklardan biri de kıvırcık nane, yani spearmint çayı.

Şen, bu konuda bazı çalışmalarda testosteron düzeylerinde değişiklik gözlendiğini ancak sonuçların kesin bir tedavi önerisi oluşturmak için yeterli olmadığını belirtti.

Bu temkinli yaklaşım bilimsel verilerle de uyumlu. 2010 yılında yayımlanan küçük bir randomize kontrollü çalışmada 42 katılımcı değerlendirildi ve bir ay boyunca spearmint çayı tüketen grupta serbest ve toplam testosteron düzeylerinde azalma görüldü. Ancak objektif tüylenme ölçümünde gruplar arasında anlamlı iyileşme gösterilemedi. Araştırmacılar daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtti.

Bu nedenle bitki çaylarının veya takviyelerin PMOS tedavisinin yerine geçirilmemesi ve özellikle düzenli ilaç kullanan kişilerin kullanmadan önce sağlık profesyoneline danışması önem taşıyor.

PMOS yönetiminde temel yaklaşım; kişiselleştirilmiş tıbbi takip, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, metabolik risklerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde uygun medikal tedavinin birlikte planlanması. Uluslararası kılavuz da yaşam boyu sağlıklı yaşam planını PMOS bakımının merkezine yerleştiriyor.

MediCenterTV.com

Ne Düşünüyorsun?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Bayıldım Bayıldım 0
Güldüm Güldüm 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 0
Kızdım Kızdım 0
Editors

Editör | Medicentertv.com, uzman doktorlar, psikologlar ve sağlık profesyonellerinin bilimsel görüşlerini; tıp dünyasındaki yenilikleri, hastane sektöründeki gelişmeleri ve güncel sağlık haberlerini doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası sağlık haberciliği ilkeleri doğrultusunda, resmî açıklamalar, yeni nesil sağlık uygulamaları ve tıbbi veriler analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User