OECD raporu: Türkiye meme kanseri taramasında ortalamanın altında

OECD verilerine göre Türkiye’de meme kanseri tarama oranı %37’de kalırken, uzmanlar düzenli mamografi ve smear testinin önemine dikkat çekiyor.

Haziran 07, 2026 - 13:19
0
OECD raporu: Türkiye meme kanseri taramasında ortalamanın altında

Bilge Türk | Medicentert Tv
ANKARA, TÜRKİYE — OECD verilerine göre Türkiye’de meme kanseri taraması yaptıran kadınların oranı %37’de kalırken, bu oran %55 olan OECD ortalamasının gerisinde bulunuyor.

Türkiye’de son 10 yılda kadınların kendi kendine meme muayenesi yapma, mamografi çektirme ve smear testi yaptırma oranları artsa da hiç test yaptırmayanların oranı hâlâ yüksek seviyelerde seyrediyor. TÜİK, DSÖ ve OECD verilerinden derlenen bilgiler, kadın sağlığında farkındalığın yükseldiğini ancak düzenli tarama alışkanlığının istenen düzeye ulaşmadığını ortaya koyuyor.

Türkiye OECD ortalamasının gerisinde kaldı

OECD’nin “Health at a Glance 2025” raporunda erken tanının kanser ölümlerini azaltmada kritik rol oynadığı vurgulanıyor. Rapora göre OECD ülkelerinde meme kanseri, kadınlarda kansere bağlı ölümlerde önemli bir yer tutarken, son yıllarda ölüm oranlarında düşüş görülmesi erken teşhis ve tedavinin etkisini gösteriyor.

Türkiye’de ise meme kanseri taraması yaptıran kadınların oranı %37 olarak hesaplandı. Bu oran, OECD ortalaması olan %55’in altında kalıyor. Veriler, Türkiye’de tarama hizmetlerinin ücretsiz sunulmasına ve farkındalık çalışmalarının artmasına rağmen, kadınların düzenli kontrol alışkanlığında hâlâ önemli bir boşluk bulunduğunu gösteriyor.

Uzmanlara göre meme kanseri ve rahim ağzı kanserinde erken teşhis, tedavi başarısını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri. Buna rağmen kadınların önemli bir bölümü herhangi bir belirti ortaya çıkmadan sağlık kuruluşlarına başvurmuyor. Bu durum, tarama programlarının topluma daha etkili anlatılması gerektiğini ortaya koyuyor.

Kendi kendine meme muayenesinde artış var

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 15 yaş ve üzeri kadınlar arasında kendi kendine meme muayenesi yapma oranı son 10 yılda artış gösterdi. 2016 yılında kadınların %60,6’sı kendi kendine hiç meme muayenesi yapmadığını bildirirken, bu oran 2025’te %44,8’e geriledi.

Aynı dönemde kendi kendine ayda bir meme muayenesi yapan kadınların oranı %19,7’den %23,9’a yükseldi. Üç ayda bir muayene yapanların oranı %7,9’dan %11,7’ye, 3 aydan daha uzun sürede bir muayene yapanların oranı ise %11,9’dan %19,6’ya çıktı.

Bu veriler, kadınların meme sağlığına ilişkin farkındalığının arttığını gösteriyor. Ancak uzmanlara göre kendi kendine muayene tek başına yeterli değil. Meme sağlığında düzenli hekim kontrolü ve yaş grubuna uygun mamografi taraması, erken teşhisin temel basamakları arasında yer alıyor.

Mamografi yaptırmayanların oranı hâlâ yüksek

Türkiye’de 40 yaş ve üzeri kadınlarda mamografi çektirme durumunda da son yıllarda değişim gözlendi. 2016 yılında hiç mamografi çektirmeyen kadınların oranı %56,2 iken, 2025’te bu oran %42,4’e indi. Bu düşüş olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Ancak kadınların yaklaşık 10’da 4’ünün hâlâ hiç mamografi çektirmemiş olması, düzenli tarama alışkanlığı açısından ciddi bir eksikliğe işaret ediyor. Son 12 ay içinde mamografi çektiren kadınların oranı 2016’da %14,2 iken, 2025’te %16,7’ye yükseldi.

Bir yıldan çok, 2 yıldan az sürede mamografi çektirenlerin oranı %10,3’ten %12,3’e çıktı. İki yıldan çok, 3 yıldan az sürede mamografi çektirenlerin oranı ise %5,4’ten %9,6’ya yükseldi. Buna karşın düzenli taramanın yaygınlığı hâlâ OECD ortalamasının altında kalıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı kapsamında 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir mamografi öneriliyor. Bu hizmetler KETEM, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri ve mobil kanser tarama araçları aracılığıyla ücretsiz sunuluyor.

Smear testinde de tablo benzer

Rahim ağzı kanserinin erken evrede tespit edilmesi için uygulanan smear ve HPV temelli taramalar, kadın sağlığı açısından kritik önem taşıyor. TÜİK verilerine göre 15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmayanların oranı 2016’da %69,3 iken, 2025’te %59’a geriledi.

Bu düşüş, farkındalık açısından olumlu bir gelişme olarak görülse de kadınların yarısından fazlasının hâlâ hiç test yaptırmamış olması, rahim ağzı kanseri taramalarında da istenen seviyeye ulaşılamadığını gösteriyor.

Aynı dönemde son 1 yılda smear testi yaptıranların oranı %10,9’dan %11,8’e yükseldi. Bir yıldan çok, 2 yıldan az sürede test yaptıranların oranı %7,9’dan %8,7’ye; 2 yıldan çok, 3 yıldan az zamanda test yaptıranların oranı %3,6’dan %5,9’a çıktı.

Üç yıldan çok, 5 yıldan az sürede test yaptıranların oranı %3,2’den %4,7’ye yükselirken, 5 yıldan fazla sürede test yaptıranların oranı %5,1’den %9,8’e çıktı. Uzmanlara göre bu artışlar önemli olsa da düzenli ve programlı taramaya dönüşmediği sürece erken teşhis hedefi sınırlı kalıyor.

Dünyada meme kanseri vakaları artıyor

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2022’de dünyada yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı kondu ve hastalık nedeniyle yaklaşık 670 bin ölüm gerçekleşti. Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın 2025’te yayımladığı analizde ise mevcut eğilimin devam etmesi halinde meme kanserinde yıllık yeni vaka sayısının 2050’de 3,2 milyona, ölümlerin ise 1,1 milyona çıkabileceği öngörülüyor. Bu tablo, tarama programlarının ve erken teşhis stratejilerinin küresel ölçekte daha da önem kazandığını gösteriyor.

Rahim ağzı kanseri de kadın sağlığı açısından önemli bir başlık. DSÖ verilerine göre 2022’de dünyada tahmini 660 bin yeni rahim ağzı kanseri vakası görüldü ve 350 bin ölüm gerçekleşti. Hastalığın erken teşhis edilebilmesi için düzenli smear ve HPV taramaları büyük önem taşıyor.

Türkiye’de kadın kanserlerine bağlı ölümler arttı

TÜİK verilerine göre Türkiye’de “memenin kötü huylu tümörü” olarak ifade edilen meme kanseri nedeniyle 2018’de 4 bin 191 kadın hayatını kaybetti. Bu sayı 2024’te 4 bin 693’e yükseldi.

Rahim, rahim ağzı, tüp ve yumurtalık kanserlerini kapsayan “kadın genital organları malign neoplazmları” nedeniyle yaşamını yitiren kadınların sayısı da 2018’de 3 bin 288 iken, 2024’te 3 bin 456’ya çıktı.

Bu veriler doğrultusunda kadın hastalıkları kanserleri nedeniyle hayatını kaybeden kadınların toplam sayısı 2018’de 7 bin 479 iken, 2024’te 8 bin 149 olarak kaydedildi. Rakamlar, erken teşhis ve düzenli taramanın yalnızca bireysel sağlık değil, toplum sağlığı açısından da kritik öneme sahip olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de hayatında en az bir kez mamografi çektiren kadınların oranı %57,6, smear testi yaptıranların oranı ise yaklaşık %40 seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, kadınların sağlık hizmetlerine erişiminin artmasına rağmen düzenli takip alışkanlığının yeterince yerleşmediğini ortaya koyuyor.

Uzman: Farkındalık tarama alışkanlığına dönüşmeli

Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi Kadın Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Vakkas Korkmaz, son yıllarda kadın sağlığı konusunda farkındalığın arttığını belirtti. Korkmaz, kendi kendine meme muayenesi yapan, mamografi çektiren ve smear testi yaptıran kadın oranlarında belirgin yükseliş olduğuna dikkat çekti.

Korkmaz’a göre bu artışta Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü tarama programları, KETEM’lerin yaygınlaşması, aile hekimliği uygulamaları, sosyal medya ve dijital platformlarda sağlık içeriklerinin görünür hale gelmesi ile kadınların sağlık okuryazarlığındaki yükseliş etkili oldu.

Korkmaz, buna rağmen tarama oranlarının istenilen seviyede olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Smear testi ve mamografi yaptırmamış kadın oranları hâlâ oldukça yüksek. Özellikle kadın kanserlerinde erken tanı hayat kurtarır. Farkındalıktaki artışın, düzenli tarama alışkanlığına dönüşmesi en önemli hedefimiz olmalı.”

Uzmanlara göre kadınların yalnızca şikâyet oluştuğunda değil, yaş gruplarına uygun tarama takvimine göre sağlık kuruluşlarına başvurması gerekiyor. Bu yaklaşım, kanserin belirti vermeden önce yakalanmasına ve tedavi başarısının artmasına katkı sağlıyor.

Ücretsiz taramalar nerelerde yapılıyor?

Sağlık Bakanlığı, kadınlarda görülen kanser türlerini henüz belirti vermeden tespit etmeyi amaçlayan taramaları ücretsiz olarak sürdürüyor. Meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolorektal kanser taramaları birinci basamak sağlık kuruluşlarında yapılabiliyor.

Taramalar KETEM, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri ve mobil kanser tarama araçları üzerinden yürütülüyor. Kırsalda yaşayan vatandaşlar ve dezavantajlı gruplar için mobil tarama araçlarıyla hizmet sunuluyor.

Uzmanlar, özellikle 40-69 yaş arası kadınların mamografi tarama takvimini, 30-65 yaş arası kadınların ise rahim ağzı kanseri taramalarını ihmal etmemesi gerektiğini belirtiyor. Her kadının kişisel risk durumu farklı olabileceği için aile hekimi veya uzman hekimle görüşülmesi öneriliyor.

Türkiye’de kadın sağlığı konusunda farkındalık artarken, OECD verileri tarama oranlarında alınması gereken mesafenin hâlâ büyük olduğunu gösteriyor. Sağlık otoritelerine göre hedef, farkındalığın yalnızca bilgi düzeyinde kalmaması ve düzenli tarama davranışına dönüşmesi.

www.medicentertv.com

Ne Düşünüyorsun?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Bayıldım Bayıldım 0
Güldüm Güldüm 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 0
Kızdım Kızdım 0
Editors

Editör | Medicentertv.com, uzman doktorlar, psikologlar ve sağlık profesyonellerinin bilimsel görüşlerini; tıp dünyasındaki yenilikleri, hastane sektöründeki gelişmeleri ve güncel sağlık haberlerini doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası sağlık haberciliği ilkeleri doğrultusunda, resmî açıklamalar, yeni nesil sağlık uygulamaları ve tıbbi veriler analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User